Migren Nedir ve Belirtileri Nelerdir

Migren Nedir ve Belirtileri Nelerdir

Cumartesi, 11 Eylül 2010 tarihinde admin tarafından yazıldı.

Migren Belirtileri ve Migren Tedavisi Nasıl yapılır konusu hakkında tüm detaylı bilgiler aşağıdaki makalede yer almaktadır.

Migren görme bozuklukları ve bulantı, kusma gibi belirtilerle birlikte ortaya çıkan, şiddetli baş ağrısıdır. Oldukça yaygın bir sorundur.
Sayısı kestirilemeyecek kadar çok kişinin özel yaşamı ya da işi, migrenden olumsuz yönden etkilenmektedir. Kadınları erkeklerden daha fazla etkileyen migren, özellikle genç ve orta yaşlı kişilerde görülmektedir. Ender olmakla birlikte çocuklar ve yaşlılarda da migren ağrıları çekilebilir. Başka bir deyişle migren, herkesin başına geleblecek bir durumdur. Ağrı, nöbetler halinde, sık sık yineleyebileceği gibi, yaşam boyu yalnız bir tek migren nöbeti de görülebilir.

Nedenleri ve Belirtileri
Migrenin nedenleri henüz tam olarak anlaşılamamıştır, ama baş damarlarının daralıp genişlemesiyle ilgili olduğu düşünülmektedir. Bu durum beyne giden kanı etkilemekte ve ağrı bozuklukları ile baş ağrısı yapmaktadır.
Araştırmalar, migren nöbetlerini başlatanın, kanda bulunan ve damarlar üzerinde etkili olan, ”vazo aktif aminler” diye adlandırılan bir grup maddedeki değişmeler olduğunu göstermektedir. Bu maddeler normal olarak bedende bulunur. Ancak miktarları ya alkol, çikolata ve peynir yenmesi, ya stres, açlık ya da uzun süre şekerli ve yağlı yiyeceklerin yenmemiş olması nedeniyle kan şekerinin düşmesi durumunda artabilir. Sigara dumanlı ortamlarda, kuru ve sıcak rüzgarların estiği yerlerde pozitif iyonlara bağlı olarak kişinin kanında ‘’serotonin” denen bir maddenin artmasıyla da migren krizleri ortaya çıkabilir.
Bunların yanı sıra, migren hastalarında, mono-amin enzimlerinin eksik olduğu bulunmuştur. Bu enzimler aminlerin parçalanmasını sağlarlar. Hormonlar da enzimlerle etkileşim içinde olduklarından, migren hastaları, adet dönemlerindeki ya da doğum kontrol hapı aldıkları sıradaki hormon değişikliklerinden etkilenirler (migren nöbetleri çok şiddetli geçer).
Migrene katkıda bulunan başka etkenler de vardır. Migrene eğilimi olan kişiler, kan basınçları yükseldiğinde ya da baş ve boyun çevrelerini yaraladıklarında, nöbetlerinin sıklaştığını ve şiddetlendiğini görebilirler. Bedendeki su ve tuz miktarının artması da böyle kişilerde (özellikle kadınların adet dönemlerinde) nöbet oluşturabilir. Bazıları içinse belirli besinler başlatıcı etken olur.
Belirtiler kişiden kişiye ve bir nöbetten ötekine büyük değişiklik gösterir. Yine de migreni öteki baş ağrılarından ayıran belirtiler vardır: Bir gözün ya da iki gözün üstünde ya da ardında ağrı; genellikle yarım baş ağrısı; görme bozuklukları; bulantı; kusma; uçuşan ışık noktaları görülmesi; ışık ve gürültüye karşı aşırı duyarlılık; titreme; baş dönmesi; konuşma bozuklukları.
”Klasik” migren, genellikle uyarıcı bir belirtiyle başlar. Aşırı rahatlık ya da görme bozukluğu biçiminde ortaya çıkar. Baş ağrısının ya da öteki belirtilerin ortaya çıkmasıyla aura yok olur. B, genellikle gençlerde olur.

Tehlikeler
Bazı belirtiler, sözgelimi aşırı ağrı ve görme bozukluğu hastayı korkutabilir; ancak bunlar bedende herhangi bir hasar yapmaz ve öldürücü değildir. Hasta nöbet sırasında araç kullanmamalı, koordinasyon gerektiren işler yapmamalıdır, çünkü görme bozuklukları tehlike yaratır.
Daha önce hiç migren geçirmemiş olanlar ve apansızın yineleyici nitelikte baş ağrılarıyla karşılaşan kişiler, olasılık çok az da olsa, beyin tümörü ya da beyin damarlarında kan pıhtılaşması gibi rahatsızlıklar yönünden incelenmelidirler.

Tedavi
Korunmak tedaviden önemlidir. Herşeyden önce kişinin migren yaptığını bildiği etkenlerden uzak durması gerekir. Bu etkenler, bir ”migren günlüğü” tutularak bulunabilir. Migrenden önce 24 saat içinde yenilenler, stres yaratacak olaylar gibi bütün ayrıntılar kaydedilip sonra değerlendirilir. Belirli besinler bir ay süreyle yenmeyerek etkileri araştırılabilir.
Göz sorunu olanlar bir göz doktoruna giderek muayene olmalı, gözlüklerin değişip değişmeyeceğini anlamalı, gerekirse güneş gözlüğü takmalıdır. Parlak ışıktan rahatsız olanlar, polaroid gözlükler deneyebilirler. Aşırı yorgunluk ve kalabalık gibi migren nöbetini başlatıcı etkenlerden sakınmakta yararlıdır.
Genellikle migren hastaları öteki kişilerden daha duyarlıdır; dolayısıyla bunu kabullenerek düzenli, stresten olabildince uzak bir yaşam sürmeleri gerekir. Migrenliler genelikle dertleri içine atan insanlardır; bu yüzden sorunlarını paylaşabilcekleri bir konuşma ortamı yaratmak yararlı olur.
Öte yandan düzenli olarak yapılan jimnastik ve yüzme gibi hareketler bedeni rahatlatır ve gerilimi azaltır.
Koruyucu önlem olarak bazı doktorlar yatıştırıcı ve antidepresan ilaçlar önerirler. Bazıları da kan damarlarıın genişleyip daralmasını önleyen ilaçlar ya da serotoninin zararlı etkilerini engelleyen ilaçlar verirler.
Nöbetler sırasında aspirin, parasetamol ve kodein gibi ağrı kesiciler de verilir. Ancak, aynı zamanda mide bulanması da olduğu ve kusma durumunda ilaç dışarı atılacağı için, nöbetten önce bulantı ve kusmayı önleyici ilaçlar alınması daha iyi olur.
Ancak birçok kişi için en rahatsız edici belirti baş ağrısıdır ve bu ağrı, basit ağrı kesicilerle geçirilemez. Bu yüzden, nöbetin ilk dönemlerinde ergotamin gibi beyin damarlarını büzen ilaçlar alınabilir. Ne var ki bu ilaç dikkatli kullanılmalıdır, çünkü hem bir çok yan etkisi vardır, hem de fazla dozun kendisi de baş ağrısı yaratır. Ayrıca gebelikte kesinlikle alınmaz.
Kullanılan ilaçların hiçbir etki göstermemesi, yan etkilere yol açması ve zamanla bağımlılık yaratması da olası olduğundan, başka yöntemler de uygulanabilir (bunların çoğu nöbetin başlangıcında daha etkilidir). Migrenin başladığı hissedildiğinde hasta, yastıksız bir yatağa uzanmalı, odanın sakin ve loş olması sağlanmalıdır. Gerilimi azaltmak için baş ve boyun çevresine, karın ve omuzlara masaj yapılmalıdır. Burun kemerine, şakaklara ve kulak ardına parmaklarla bastırmak ağrıyı azaltabilir. Depresyon ve kaygı da migren nedenleri arasında olduğundan, rahatlamak, sıkıntıların paylaşılması, dertleşmek, birinin elini tutmak, teselli edilmek faydalı olur.Derin soluk alıp verme ve her soluk verişte sıkıntının gittiğini düşünmek iyi gelebilir.
Migren nöbeti sırasında kol ve bacaklardaki damarlar ile kılcal damarlar daraldığından, el ve ayaklara az kan gider. El ve ayaktaki kan dolaşımını artırmak, dolayısıyla da genişleyen baş damarlarındaki kanı oralara yöneltmek için, el ve ayakları sallamak ya da sıcak (ya da soğuk) suya koyarak rahatlatmak denenebilit. Zonklayıcı baş ağrısı için ise, bazın üstüne buz torbası yerleştirilebilir.

Sonuç
Bazı insanların migrene eğilimi fiziksel olarak ötekilerden fazladır. Bunun özellikle katılımla ilgisi vardır. Eğilim ortadan kaldırılamaz, ama nöbetlerin şiddeti kontrol altına alınabilir.



Tüm online kadın giyim fırsatları için tıklayın !

Duyuru:
  • Sitemizdeki Videolar Diziler Muzikler Fragmanlar Tanıtım Amaçlıdır.Yanlızca Kısa Bir Bölümleri Yer Almaktadır.
  • Videolar Youtube, Google, İzlesene, Yahoo vb Gibi Sitelerden Embed Kodları Sayesinde Yayınlanmaktadır Sitemizde.
  • Sitemizdeki Yayınlanan Sağlık Konuları Tamamen İnternet Araştırmalarına Dayalıdır.Böyle Konularda Lütfen Doktorunuza Veya Bir Uzman Hekime Başvurunuz..
  • Yazı Video gibi Konularda Hak Sahibi İddia Eden Kişiler Veya Telif Haklarına Aykırı Bir Yazı Görüyorsanız Bu Yazıyı İletisim Bölümünden Bizimle İrtibat Kurmanız Yeterli Olacaktır..

Bir Cevap Yazın

Copyright © 2009-2013 Yasamvemoda.Com Tüm Hakları Saklıdır.İzinsiz Ve Kaynak Gösterilmeden Kullanılamaz.

Yukarı

Reklamı Kapat

Reklamı Kapat